İKİ AŞIĞIN ÖLÜMÜ

TEKİNSİZ BİR “AŞK” HİKAYESİ

The Killing of Two Lovers (İki Aşığın Ölümü) kariyerinin ilk döneminde kısa filmleriyle de tanınan Robert Machoian’ın üçüncü uzun metrajlı filmi. Filmin senaryosu da kendisine ait. Başrollerde ise Clayne Crawford, Sepideh Moafi, Chris Coy ve Avery Pizzuto yer alıyor.

Film lise aşıkları olarak çok erken yaşta evlenen David & Nikki çiftinin ayrılık süreçlerinde yaşadıkları karşılıklı buhranları anlatıyor.

ANALİZ

Öncelikle söylemeliyim ki The Killing of Two Lovers 2020 sezonunun gizli bir hazinesi. Her sahnesinde ne anlatmak istediğini bilen ve bunu anlattığının farkında olan bir yönetmenin elinden çıktığını anlıyoruz. Sahneler, planlar, kameranın durduğu yer, her şey gerçekten çok bilinçli şekilde yapılmış. Auteur olmayan bir yönetmenden bu denli büyük artıların bir arada olduğu bir film görmek gerçekten büyük bir şey, öncelikle bunu söylememiz gerekiyor.

Yazının buradan sonrası filmi izlemeyenler için spoiler içermektedir.

Film açılış sahnesinden itibaren sizi anında içine çekmeyi başarıyor aslında. Boşanmak üzere olduğu eşine ve onun şu anki sevgilisine uyumaktalarken silah doğrultmuş olan David, müthiş bir muhakemeye giriyor ve evden çıkarak bir süredir birlikte yaşadığı babasının yanına geri dönüyor. Buradan itibaren filmde adeta son sahneye kadar müthiş bir gerilim hakim. Seyirci olarak aslında sürekli bir cinnet veya pik sahne, sekans bekliyoruz filmi izlerken. Zaten en büyük başarısı da burada yatıyor filmin. Sadece finalinde değil herhangi bir sahnesinde David’e dair beklediğimiz bu patlama aslında hiç gerçekleşmiyor.

Burada yönetmenin aldığı çok cesur bir kararın arkasında aynı iradeyle durabildiğini görüyoruz. Çünkü gerçek anlamda bunların gerçekleşmesi için çok uygun bir senaryo ve aynı zamanda da mekanlar var filmde. Amerika’nın bilinmeyen bir noktasında, şehrin olabildiğince dışında ve neredeyse birkaç yüz kişinin yaşadığı bir köy. Herkes birbirini tanıyor. David film boyunca eşi Nikki, büyük kızı Jess ve diğer üç küçük çocuğu dışında başka kişilerle konuşurken diğer insanların seslerinin hep boğuk geldiğinin ve anlaşılmadığının farkına varıyoruz ve bu da tabi ki bilinçli olarak yapılmış önemli bir hareket. Bize tam anlamıyla David’in tamamen içine kapandığını, ailesi dışında tüm dış dünyaya kapılarını kapattığını gösteriyor bize bu ses kurgusu. Zaten filmde adeta ikinci bir başrol rolü oynadığını söyleyebiliriz ses kurgusunun.

Buğulu, boğuk ses meselesi haricinde filmde David’in psikolojik olarak yıprandığı ve sinirlerinin kontrolden çıktığı anlarda sürekli bir kapı açılıp kapanması, misket yuvarlanması gibi dış sesler duyuyoruz. Bunlar da bize David’in ruh halini anlatırken, bunun haricinde de filmin her şeye gebe olduğunu, durduğu yerde durmadığını, her sahnesinde bir yükselme olabileceğini çok başarılı bir şekilde anlatıyor. Bunun haricinde kurgu, senaryo ve görüntü yönetimi de aynı şekilde takdire şayan. Özellikle David & Nikki ikilisinin ve David & Jess ikilisinin karşılıklı tartıştıkları sahnelerde kameranın konumlandığı yer o kadar doğru ki bize tam olarak yönetmenin ne anlatmak istediğini açıkça vurguluyor. Bu sahnelerde tam olarak ikisinin ortasında bir yer alıyor ve gerilerinde de daima uzun bir otoban görüyoruz. Ana karakterlerinin daha henüz birbirlerine dair çok yolları olduğunun, sorunlarının karşılıklı adım atmalarla çözülebileceğinin göstergesi oluyor bize kamera.

Final sahnesine giderken de o beklenen pik nokta gerçekleşiyor aslında ama en beklemediğimiz yerden geliyor bu, Nikki’nin yeni sevgilisi Derek’ten. Derek, film boyunca patlamaya hazır bomba görevi gören David’den bu görevi adeta devralıyor ve bizi ciddi anlamda şaşırtıyor. Sonrasında yaşananlar da oldukça özgün, farklı ve cesur bir hikaye izlediğimizi yeniden hatırlatıyor bizlere. Patlayan silaha rağmen Derek’in akıbetini görmüyoruz, David ile Nikki barışmışlar ve bir alışverişe çıkılmış ama filmin tamamına yayılan tekinsizlik bu sahnede zirveye çıkıyor ve ekran kararana kadar bir felakete karşı bizi koltuğa çivili halde tutmayı başarıyor The Killing of Two Lovers.

Diğer Yazılar: Deniz Kuş
Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir