5 KASIM’I HATIRLA

Bu bir ilk ders belgeseli. Başka türlü tarif edemiyorum. Sinema-Televizyon bölümlerinde okuyan bir öğrencinin ilk gün, ilk ders izlemesi gereken film. Kamera tutmayı öğrenmeden, kurgu masasına oturmadan önce. Bir meslek sahibi olma bilinciyle başlamak için.

“Remember, remember the fifth of November” derken aklımıza gelen artık başka bir yürüyüş olsun istiyorum. 5 Kasım 1977’de İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen sinema emekçilerinin yürüyüşü.

“Yollara Düştük” (We Hit The Road), 2014 tarihli bir belgesel. Mülkiyeliler Birliği’ndeki Günlerimiz seçkisinin kapanış filmi olarak gösterildi. Gösterimden sonra filmin yönetmeni Deniz Yeşil ve akademisyen İren Dicle Aytaç’ın katılımıyla gerçekleşen söyleşide, o dönem Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenci olan bir kadın izleyicimiz, 7 Kasım 1977’de Ankara içi güzergâhın Kurtuluş Parkı’ndan Dikimevi istikâmetine uzandığını bize bizzat doğruladı. El sallamışlar. Belgeselle tanıklığın buluşması.

İren Dicle Aytaç, Deniz Yeşil, Barış Arslan – 20 Eylül 2026

Yollara Düştük

23 Eylül 1977’de bir tüzük değişikliği, sinemaya ağır bir sansür getirdi. Filmlerin ve film senaryolarının denetlenmesi artık çok daha katı kurallara bağlanmıştı. Bu baskı, o güne kadar birbirinden kopuk duran sinema emekçilerini bir araya getirdi. Fikir, Yeni Türk Sineması Dergisi‘nin Emek Sineması’ndaki bir toplantısında, Yavuz Özkan‘dan çıktı.

5 Kasım 1977, Cumartesi, sabah dokuz. Beşiktaş Barbaros Alanı’nda toplanıldı. Kortej Taksim Anıtı’na yürüdü, film şeritlerinden örülmüş bir çelenk ile. Sonra araçlarla Üsküdar’a, otobüslerle İzmit, Bolu Dağı ve Kızılcahamam üzerinden Ankara’ya.

5 Kasım 1977 – İstanbul

Bu fotoğrafta Fatma Girik‘in arkasında bayrak direğini taşıyan isim Mahmut Cevher‘dir. Türkan Şoray ile Kadir İnanır o gün karede yok, çünkü yürüyüş başladığında ikisi de “Dila Hanım” setindedir. Kemal Sunal da yok. Ertem Eğilmez‘in ekibi yürüyüşe maalesef göstere göstere destek verememiş. Kayıtlarda kıyısından Halit Akçatepe‘yi görüyoruz. Ahmet Sezerel ise tüm yürüyüş boyunca sinema emekçileriyle birlikte.

Belgesel, kamerasını Kadir İnanır‘a çevirdiğinde “Seti durduramazdık,” der. Kızılcahamam’da yürüyüşe dahil olduklarını anlatır. Ankara’ya varıldığında, kortej aracında elinde mikrofonla karşımıza çıkar.

7 Kasım 1977 – Ankara

Sosyal medyada “1 Mayıs” etiketiyle dolaşan Yeşilçam emekçilerinin fotoğraflarının çoğu, aslında 1 Mayıs’a değil, bu yürüyüşe aittir. Bu hataya bu yazıdan sonra tekrar denk gelirsem artık bu yazıyla müdahale ederim.

Karşılama ve Sonuç

Her şehre girişte beklemedikleri bir kalabalık ve samimiyetle karşılandılar. İstanbul’da belediye başkanı Ahmet İsvan, Kocaeli’de belediye başkanı Erol Köse, Ankara’da belediye başkanı Vedat Dalokay korteji karşıladı. Aralarında Aziz Nesin, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy ve Halit Çelenk‘in de bulunduğu birçok isim ve demokratik kitle örgütü destek verdi. 

7 Kasım 1977 – Ankara

Sonuç, tam bir zafer değildi. Sansürde geçici bir gevşeme oldu, on beş kadar film bu sayede vizyona girebildi ama asıl mesele çözülmedi. Asıl kalıcı sonuç iki ay sonra geldi: 1978’de DİSK Sine-Sen kuruldu. Belgeselde Vecdi Sayar‘ın da belirttiği gibi, yürüyüş Kültür Bakanlığı bünyesinde Sinema Dairesi’nin kurulmasını da sağlıyor. Ahmet Taner Kışlalı döneminde devletin sinema alanındaki kurumsal desteği de görünür olmaya başlıyor.

Ya Bugün

20 Eylül 2026 tarihinde Mülkiyeliler Birliği bahçesindeki söyleşide son sözü Hayri Çölaşan aldı. Bugünün setlerindeki çalışma koşullarının insanlıktan çıktığını söyledi. 1977’de yollara düşenlerin talebi de buydu zaten: Altmış yıllık sömürüye son, sosyal ve ekonomik haklara kavuşma. Aradan neredeyse elli yıl geçti, mesele hâlâ kapanmadı. 5 Eylül’de oyuncu Serhat Kılıç‘ın ölümü sonrasında Oyuncular Sendikası, sektördeki uzun, yoğun ve güvencesiz çalışma koşullarına ilişkin bir kez daha açıklama yaptı; oyunculuğun yalnızca kamera karşısındaki anla sınırlı olmadığını, hazırlıktan sahne arkasına kadar bir emek biçimi olduğunu ve bu emeğin hak sahibi olduğunu hatırlattı. Hakkını bilmek, hâlâ bir sinema emekçisinin ilk öğrenmesi gereken şey.

Ben de görsem

Film, İşçi Filmleri Festivali’nin YouTube sayfasında izlenebilir.
Ayrıca Mubi’de de izleyebilirsiniz.

Peki Ne Yapsam?

Sinema televizyon bölümlerinde öğrenciyseniz bu filmi izleyin. Bir derste üzerine konuşun, tartışın. Akademisyenseniz uyum haftasında ya da ilk dersinizde programınıza alın. Bu film yalnızca 1977’de İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen sinema emekçilerini anlatmıyor; sinema yapmanın, bir mesleğin parçası olmanın ve o mesleğin haklarını bilmenin ne anlama geldiğini de hatırlatıyor.

İlk ders için bundan daha iyi bir başlangıç düşünemiyorum.

Sinemacılar Andı

Türkiye sinema emekçileri,

Sizin dertlerinizi dile getiren filmler yapabilmek için yollara düştük.

Bugüne kadar bu yoldaki bütün çabalarımızı engelleyen çağ dışı sansürün ve her türlü baskının kaldırılması için yollara düştük.

Sinema emekçilerinin 60 yıldır sömürülmelerine son vermek ve sosyal ekonomik haklarına kavuşturulmaları için yollara düştük.

Size karşı sorumluyuz.

Sizden destek almak için yollara düştük.

Fatma Girik
Diğer Yazılar: Barış Arslan
FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR – III
Amedspor Belgeseli Üzerine 2016 yılında Türkiye futbolu tuhaf bir sahne izledi. Amedspor...
Devamını Okuyun
Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir