CERDITA

Piggy (2022)

Duyguların Görünmeyen Cüssesi

Dünya prömiyerini 2022 Sundance Film Festivali’nde yapan Cerdita (Piggy), İspanyol yazar ve yönetmen Carlota Pereda’nın ilk uzun metrajlı filmidir. 2018 yılında En İyi Kurgusal Kısa Film dalında Goya ödülünü kazanan kısa filminden uyarladığı Cerdita’da, kayıtsız kalınamayacak bir zorbalık ve ahlak hikayesi anlatıyor. ”Piggy’yi (Cerdita) kendi korkularımla yüzleşmek için yazdım. Gerçek hayat korkuları. Çünkü genç olmak korkutucu olabilir.” açıklamasını yapan Carlota Pereda, Sara’nın karakter çalışmasına odaklanarak, zorlayıcı bir büyüme sürecinin etrafında anlatısını şekillendiriyor.

Küçük bir İspanyol kasabasında yaşayan Sara (Laura Galán), yaz aylarında bir grup kız tarafından eziyet görür. Kızlar, bir yabancı tarafından kaçırıldığında, Sara bu konuda ne yapacağı hakkında bir ikilemle karşı karşıya kalır.

YAZININ BUNDAN SONRASI SPOILER İÇERİR
Sara, vücut ölçüleri nedeniyle akranları tarafından sürekli zorbalığa uğrayan yalnız bir kızdır. Kendini görünmez kılmaya çalışsa da gençlerin alay konusu olmaktan kurtulamaz. Sözlü şiddetin dışında, fotoğraflarının çekilip sosyal platformlara yüklenmesiyle sanal zorbalığa da maruz kalır. Aile içerisinde de durum farklı değildir. Annesinin (Carmen Machi) anlayışsız ve gaddar yaklaşımı yüzünden yoğun biçimde duygusal istismara uğrar. Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kırsalda, fazla müdahaleci ve içli dışlı bir topluluk içinde bulunmanın sıkıntısı da büyüktür. Taşra yaşamının çerçevelediği baskıcı atmosferde, derin bir aşağılanma ve anlaşılamama girdabına hapsolmuştur. Yardım aramak istemez, geri çekilir ve insanlardan saklanır. Bu karanlık döngü içinde iyi hissedebilmek için durmadan yemek yer. Yaşadığı bu büyük açlık, çektiği zihinsel ve fiziksel eziyetin bir belirtisidir. İronik biçimde kasap dükkanında satılan etler gibi o da bir kurbana dönüşmüştür.

Sara, kasabanın ortak yüzme havuzunda yaşadığı zorbalıktan sonra, bu olayla bağlantılı bir suça istemeden tanık olur. Ölümcül hal almaya başlayan film, içsel çatışma üzerinden ilerlemeye devam eder. Yaşadığı sıkıntılara bir de suçluluk duygusu eklenen Sara’nın, gizemli bir katille arasında gelişen yakınlaşma, ilginç olduğu kadar zaman zaman dikkat dağıtıcı görünür. Ancak bu romantik bağ filmin en kritik mesajını verir. Katil, Sara’nın çektiği ızdırabın şiddetli bir yansıması, öfkesinin temsilidir. Aynı zamanda arzularını harekete geçiren, ona “var” olduğunu yeniden hissettiren tek kişidir. Bu açıdan bakıldığında, kanla sarmalanmış finalinde verilen ahlaki karar büyük bir anlam kazanır.

Carlota Pereda, kattığı mizahi motiflerle hikayesine nefes aldırırken, Laura Galán’ın hayranlık uyandırıcı incelikli performansı, sancılı bir kendini bulma yolculuğuna hayat verir. Hepimiz yaşantımızın bir döneminde, az ya da çok benzer zorbalıklara maruz kalmışızdır. Hayatın bu acımasız gerçeğinden gücünü alan Cerdita, kendi sorularını sorar. Sizi travmatize eden birine yardım eder miydiniz? Yapılan zorbalıkları ve değersizleştirilmeyi affedebilir miydiniz? Yoksa intikam almayı mı seçerdiniz?

Cerdita, vahşetin birçok biçimini ve gerçek doğasını gözler önüne serer. Ancak burada duygusal şiddet, fiziksel şiddetten çok daha yakıcı hissedilir. Yönetmen Carlota Pereda, şiddetin sığ tasvirleriyle ilgilenmez. Düşündüren, orijinal bir intikam filmi tasarlayarak, gerilimin seyrini ahlaki bir savaşın içine iter. Film son perdede, bu mücadele içerisinde yapılacak doğru şeyin, şiddeti şiddetle cevaplamamak olduğu mesajını vererek, intikam beklentisini alt üst eder.

Cerdita, bulandığı kandan ziyade zulmün şekillendirdiği derin ve duygusal yaralarla dolu, kadın odaklı bir büyüme yolculuğudur. Pereda’nın filmin tonunu belirleyen sanatsal hikaye anlatımı özgün, cesur ve kendi karanlığında ışıyan bir film yaratır. Görüntü yönetmeni Rita Noriega, klostrofobik bir en-boy oranı ve canlı renk paletiyle tüm duyularımızı İspanya sıcağına ve Sara’nın bunaltıcı dünyasına hapseder. Cerdita, gerçekçi, düşündüren, sorgulatan ve korku sinemasının geleceğinde daha fazla kadın yönetmen göreceğimizi bize müjdeleyen, 2022 yılının en dikkat çekici ve başarılı çalışmalarından biridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir