MERT EREZ RÖPORTAJ

Spor belgeselleri Türkiye’de, özellikle sinemada pek fazla rastlayabildiğimiz yapımlar değil. Lakin son yıllarda özellikle dünya sporunda, dijital platformlarla artan spor belgeselleri Türkiye’de de karşılık buluyor. Son olarak, Mert Erez’in yönetmenliğini yaptığı ve eski milli kaleci Fevzi Tuncay’ın hikayesini anlatan Iska’nın çekimleri tamamlandı. Biz de filmin yönetmeni Mert Erez ile bir röportaj gerçekleştirdik.

– Fevzi Tuncay’ın belgeselini neden yapmak istedin?

Fevzi Tuncay’ın hikayesini yapma fikri, çocuk yaşlardan beri aklımda. Lakin bir futbol belgeselinin olgunlaşmasını sağlamak çok zor. Çünkü Türkiye’de futbol genellikle kültür alanından uzakta tutuluyor. Holiganlıkla bağdaşıyor. Ben de bu fikri bir süre gerçekleştiremedim. Fevzi Tuncay ile konuştuktan sonra da işe girişme kararı aldım. Belgeselini yapmak isteme sebebim zaten Fevzi’nin kendi hikayesinde bulunuyor. Bir hatanın bir insanın hayatını ve kariyerini nasıl değiştirebileceğini anlatan, tamamen kurmacadan uzak ama kurmaca kadar önemli bir hikaye. Gelecek vadeden bir milli kaleci, tek bir hata ile kendisini bambaşka bir gelecekte buluyor. O süre zarfında yaptığı diğer hatalar da var. E bu sayede hikayeye futbol, tutku, hatalar, ölümler ve hapishanenin bile olduğu ilginç şeyler ekleniyor.

– Belgeselden biraz bahsedebilir misin?

Belgesel Fevzi Tuncay’ın futbola başladığı günlerden, zirveye çıkışını ve sonrasında meşhur Iska’sını yaptığı maça uzanıyor. Maçta yapılan o hatanın, Fevzi’nin ve geri pası ona veren Halilagiç’in hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatıyor. Belgeseli Kovid-19 salgınının başladığı günlerde yaptığımız için kurgusunda tam olarak istediğim hamleleri gerçekleştiremesem de belgesel, röportajlar, arşiv görüntüleri ve Fevzi’nin şimdiki hayatıyla şekilleniyor. Beşiktaş tarafının onu özlediğini de düşünerek, Vodafone Arena’da da Fevzi ile Beşiktaş’ı yeniden buluşturuyoruz filmin bir kısmında.

– Peki süreç nasıl gelişti?

Belgesel fikrini Fevzi abiye açtıktan sonra Beşiktaşlı yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran’ı ve Fitbol Dergi’den Didem Dilmen’i ve Can Durukan’ı aradım. Gökçe abi son olarak Güzel Adam Süreyya isimli belgeseli yönetmişti. Fikri sevdi ve filme destek olmayı kabul etti. Didem Dilmen ve Can Durukan ile belgesele dair detaylar konuştuktan sonra röportaj yapacağımız gazeteciler ve futbolcuları konuştuk. Sonrasında Arkhe Yapım da filmin ortak yapımcısı olarak sürece dahil oldu. Benim için önemliydi Arkhe Yapım’ın desteği. Hepsinin çok emeği geçti sağ olsunlar. Filmin içerisine Feyyaz Uçar, Şifo Mehmet, Serdar Sarıdağ, Kartal Yiğit, Ayhan Akman ve sayamadığım birçok futbol adamı katıldı. Baymak BDR Thermea Group ise filmin sponsorluğunu yaparak işimizi çok kolaylaştırdı. Onlara da bu vesileyle filme katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

 

Belgeseli uzun bir zamanda bitirebildik. Çekimleri iki farklı şehirde gerçekleştirdik ve pandemi o dönem işimizi zorlaştırdı. Belgesele emeği geçen herkese teşekkür ederim. O zorlu dönemde bize yardımcı oldu herkes. Beşiktaş Kulübü de stadyumu çekimlere açarak bize destek verdi.

– Belgeselin çekimlerini bitirdiniz. Gidişatı nasıl olacak?

Belgeselin çekimleri uzun süre önce bitti. Lakin Türkiye’de işler biraz yavaş yürüyor ve şu an vizyona girmek gibi bir düşüncemiz var ama sinemanın geleceği ile ilgili durumlara da bakmamız gerek. Film yapıyorsanız zaten önünüzde iki seçenek var. Sinema ve dijital platformlar. Önemli olan emeğimizin ve Fevzi Tuncay’ın hikayesinin karşılığını manevi olarak alabilmek. Vizyonda Fevzi abinin hikayesini Beşiktaşlı taraftarlara izlettirebilirsek, onu da yıllar sonra yeniden Beşiktaş taraftarı ile kavuşturursak karşılığını almış oluruz yaptığımız işin. Benim için de çok önemli bir şey olur filmimi perdede görebilmek.

– Türkiye’de Spor Kültürü için neler söylemek istersin? ‘Hep Sociedad’ isimli bir futbol kitabın da var. Spor kültürü gelişiyor mu?

Ben geliştiğini düşünmüyorum. Lakin geliştirmeye çalışan insanların varlığını görüyorum. Onlarla birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Türkiye spor kültürü adına çalışmak gerçekten zor. Hem halktan bir talep yok hem de yapımcılar veya yayıncılardan. Spor demek ya amatörde zorlanmak ya da futbol adına holiganlık yapmak olarak algılanıyor. Kültürümüzde birçok şeyin olmadığı gibi futbolun da yeri sporun da yeri yok. Ya da yanlış yerlerde geziniyoruz. Buna rağmen elimizden geldiğinde futbolun aslında birçok şeye sahip olduğunu, hikayenin ve sosyolojik çıkarımların futbolda çok fazla yer aldığını göstermeye çalışıyorum. Iska da hayatın kendisi gibi. Futbolun içinden bir hikaye. Bir adam var. Bir hata yapıyor, sonra birkaç hata daha yapıyor ve hayatı asla eskisi gibi olmuyor. Iska bunu anlatıyor ve futboldan kesitlerle. Dilerim sinemada izleme şansınız olur. Ya da dijital bir platformda en iyi şekilde karşınızda oluruz. Fevzi Tuncay’ın gerçek hikayesini herkese gösteririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.