MURINA

TEK BAŞINA KULAÇ ATTIKÇA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAZANIRSIN

Antoneta Alamat Kusijanovic’in yazıp yönettiği MURINA, ilk gösterimini geçen sene Cannes Film Festivali’nde yapmış ve törenden en iyi ilk film dalında dağıtılan Altın Kamera ödülü ile ayrılarak dikkatleri üzerine çekmişti. Kusijanovic’in 2017’de çektiği Into the Blue adlı kısa filmden uzun metraja uyarlanan Murina, 16 yaşındaki genç Murina’nın fazlasıyla despot ve baskıcı olan eski gemi kaptanı babası Ante ile geçmişindeki hatalar ve eksikliklerden halen kurturmaya çalışan annesi Nela’nın zincirlerinden kopuşunu anlatıyor.

KONUSU

Eski gemi kaptanı olan despot ve baskıcı babası Ante ve geçmiş ızdıraplarıyla mutsuzlaşan annesi Nela’nin rutinlerine hapsolmuş olan Murina, babasının Amerika’dan gelen ünlü ve zengin arkadaşı Javier’in evlerine gelmesiyle hem aşkı keşfetmeye hem de sadece kendi için harekete geçmeye karar verir ama bu yolda tamamen tek başına olacağının farkında değildir.

ANALİZ

Murina’yı canlandıran Gracija Filipovic oldukça sade ve doğal bir performans sergiliyor ve bunu çok iyi başarıyor. Filmin senaryosu tiyatral, abartılı oyunculuk gerektirecek bir senaryo olmadığından mütevellit diğer oyuncular da gayet doğal ve sade portreler çiziyorlar. Bunun filmin önüne geçmeyişi önemli bir artısı oluyor filmin. Ante rolündeki Leon Lucev, Nela rolündeki Danika Durcic ile senaryoda adeta ‘maceraya çağrı’ rolü üstlenen Cliff Curtis’in Javier’i de birbirlerinin önüne geçmeyen, diğerini gölgelemeyecek şekilde yazılmış ve öyle oynanan karakterler.

Yazının buradan sonrası filmi izlemeyenler için spoiler içermektedir.

Dubrownik yakınlarında yazlık bir evde hapsolmuş olan Julija her sabah babasıyla denize dalıyor ve müren avlıyorlar. Annesi Nela ise geçmişinden kopamıyor, unutmak için Ante ile yapmış olduğu evlilik ise onu mutsuzluğa mahkum etmiş. Kızı Julija da ise geçmişini görüyor ve bu yüzden Ante’nin Julija’ya yaptığı zorbalıkları da sineye çekiyor, kabulleniyor.

Murina ise her sabah karşı kıyıda yatlarıyla grupça tatil yapan gençleri izliyor, onlara, özgürlüklerine özeniyor. Evlerine gelecek olan Amerikalı Javier’i ilk duyduğunda ise en azından rutininde yaşanacak belli bir değişiklik ihtimali için umutlanıyor. Javier’in gelişiyle birlikte sosyalleşmeye başlayan, yetenekerini sergileyen, adeta kabuk değiştiren Julija, annesinin kıskançlığının ve babasının zorbalıklarının daha çok hedefi olmaya başlıyor. Babası tarafından bodruma hapsedilmekle tehdit ediliyor. Ancak Julija, Javi’nin de ufaktan yönlendirmesiyle sorgulamaya ve karşı çıkmaya başlıyor ve en sonunda odaya kapatılıyor.

Odada yerin altında bulduğu çukura girerek yeniden denize ulaşıp ailesinin partisini basması ise zincirlerinden artık koptuğunun ve ne isterse yapabileceğinin, onun da buna emin olduğunun göstergesi. Artık hayatında her sabah avlamaya gittikleri gibi sürekli tetikte beklemesine neden olacak babası, kendisi yaşayamadığı için kızına da gençliğini yaşatmayan bir annesi yok. Sadece kendisi var. Ancak burada Javi’nin cesaretlendirmek için söylediği Harvard yalanı da ortaya çıkıyor ve Julija tamamen tek başına denize açılarak ufuklara doğru kulaç atıyor, kulaç attıktan bir süre sonra kendisini kendi belirlediği geleceğine hazır hissettiğinden emin olduğunun metaforu olarak okunacak şekilde sırtüstü yüzmeye başlıyor ve ekran kararıyor.

SON SÖZ

Murina, oldukça dokunaklı bir film, hikayesinde özellikle gençlerin muhakkak kendisini görebileceği, belki de bir ilhamla hayatında yeni kapılar açmasını sağlayabilecek potansiyele sahip bir ilk film. 2021’in gösterişsiz sürprizlerinden. İyi seyirler dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir