Aslan Kral – İlk Film Dosyası

Herhalde ilkokul yıllarındaydım. Her Pazar sabahı erkenden kalkıp kimse televizyonu açmadan, her düğmesini birbir öğrendiğim kumandayla televizyona sadece benimmişçesine hükmettiğim, dilediğimce (1-2 saat) çizgi film izleyebildiğim yıllardı. Çok fazla seçenek yoktu belki ama olduğu kadarı özgürlüğümü geri almama ve beni eğlendirmeye yeterdi.

Daha film zevkim, hatta herhangi bir zevkim tam olarak oluşmamıştı. Ne kadar yakın da olsa, tek başıma sinemaya gitmem imkansızdı. İşte bahsettiğim o haftasonlarından birinde, annem bana, daha çok içinde olabileceğim, kocaman bir ekranın özgürlüğünü verdi. Aslan Kral’a gittik. Hatırlıyorum, çok heyecanlıydım. Benim gibi bir Sürü çocuk, yanlarında ebeveynleri… Patlamış mısır kokusu ve işte başlıyor, Simba’nın küçük gibi görünen büyük serüveni.

Üzüldüğümü, sevindiğimi, endişelenip korktuğumu hatırlıyorum. Dönüp bakınca belki de ilk defa birçok duyguyu aynı anda hissediyordum. Hakuna matata felsefesini hatırlıyorum. Simba’nın ülkesini terk edip gittiğini… O zamanlar bir anlam veremesem de Simba’nın gidişi, benim izinsiz sokağa çıkışlarım gibiydi. Endişeye yer vermeden mutlu olmak… Şimdi mümkün mü? Maalesef…

Bittiğinde çok üzüldüm. Bir hikayeden, beni içine alan bu alandan gerçekliğe dönmek, ayrılmak zor oldu. Gördüm ki sonradan 3 boyutlu filmi, 2.si hatta 3.sü çıkmış. Ayrılmak istemeyişimden mi bilmiyorum, ne filmi bir daha izledim ne de sonrasını. Bunları yazmadan önce, araştırıp tekrar izlemek istedim. Eskiyi silecek gibi geldi, olmadı.

Walt Disney yapımı 1995 senesinde Türkiye’de gösterime sunulan bir film. Üzerinden 20 sene geçmiş. Dağlarda koşan, bana özgürlüğümü hatırlatan Simba’nın yerine birşey koymak istemedim.

Şimdi 9 yaşındaki yeğenime bakıyorum, Aslan Kral’ı izledin mi diyor bana. Şaşırıyorum.

Bir filmi bu kadar güzel ve anlamlı yapan başka ne olabilir ki?

İyi seyirler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.