Yaban

Jean-Marc Vallée’nin son filmi Wild, Cheryl Strayed’in aynı adlı çok satan biyografik kitabından uyarlama bir yapım.

Cheryl Strayed, annesini kaybettikten sonra hayata karşı tüm ümidini yitirmiş, kayıp bir yaşam sürmektedir. Ancak bir anda, oldukça radikal bir kararla Pacific Crest Trail isimli dağ yolunda üç ay sürecek bir yürüyüşe başlar. Bu yolculukta Cheryl hem geçmişiyle yüzleşecek, hem de kendisini tanıyacaktır.

Geçtiğimiz sene Dallas Buyers Club ile büyük bir başarı yakalayan Vallée, bu filminde de kullanabileceği tüm elementleri kendisine artı puan getirecek bir hale dönüştürmeyi başarıyor. Nick Hornby’nin dokunuşuyla şekillenen senaryo ve Pacific Crest Trail’in müthiş görselliği bir araya geldiğinde izlenesi bir film çıkıyor ortaya. 2006 yılında Walk the Line filmindeki biyografik rolü ile Oscar ödülünü kucaklayan Reese Witherspoon ise Cheryl Strayed rolü ile bu sene de adaylar arasına katılıyor. Tek kişilik bir yolculuğu anlatan iki saatlik bu filmde Cheryl karakterinin görünmediği sahne neredeyse yok. Burada Witherspoon’un inandırıcılık konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadığını ve zorlu rolünün altından başarıyla kalktığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bulunduğu coğrafyanın avantajlarını kullanan Wild, sinematografik açıdan oldukça doyurucu. Vahşi doğa görüntüleri, iklim geçişleri ve panaromik sahneler çok iyi çekilmiş. Ancak aynı şeyi kurgu için söylemek mümkün değil. Karakterin iç yolculuğuna odaklanan seyircinin ansızın bir flashback ile anıların içine çekilmesi bir miktar dikkat dağıtıyor.

Cherly Strayed’in hikayesi oldukça ilgi çekici. Bu aşamada da senaryo yazma konusundaki dehasını daha önce An Education filmi ile gösteren ünlü İngiliz yazar Nick Hornby hem öykü çizgisi, hem de kullandığı metaforlar ile öne çıkıyor. Cheryl’in kafasında eski yaşamı, kaybettiği annesi, garip bir evlilik sürdürdüğü eşi ve kötü alışkanlıkları varken, çıkacağı yolculuk öncesinde hazırladığı çantasını dahi taşımakta zorlanması, tabiri caizse yükün altında ‘ezilmesi’; ancak filmin ileriki zamanlarında hem mental hem de fiziki yüklerinden yavaş yavaş kurtulması filmin vurucu noktası. Son sahnede kullanılan köprü metaforu ise aşırı klasik olmasına rağmen filmi yine bir üst basamağa taşımayı başarıyor.

Wild genel anlamda iyi bir yolculuk filmi. Kendi türünde en iyilere giremeyecek olsa da, izlenmesi ve hayallere dalınması gereken bir seyirlik.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir