Karanlığa Giden Yol: Qui-Gon Jinn

Star Wars serisinde tek bir filmde (The Phantom Menace) rol alan Qui-Gon Jinn (Liam Neeson), bilinçli ya da bilinçsiz, büyük bir komplonun parçası olarak serinin ve tüm Galaksi’nin kaderini belirlemiş kritik bir karakterdir. Resmi daha iyi görebilmek için sinema filmlerinden kafamızı kaldırıp Star Wars evrenindeki diğer kaynak eserlerde Qui-Gon Jinn’e bahşedilen geçmişe baktığımızda, Kont Dooku’nun padawanı olarak Güç’e katıldığını, onun tedrisatından geçerek bir Jedi ustası olduğunu görebiliyoruz. Eski bir Jedi ustası, sonrasında karanlık tarafta bir Dark Lord olan Kont Dooku’nun yetiştirdiği Qui-Gon Jinn’in Güç’te dengeyi karanlık taraf lehine bozacak Anakin’i Tatooine’de bulup  Jedi yapma çabasının bir felaketle sonuçlanması, Jinn’in istemeyerek de olsa karanlık tarafa hizmet ettiği sonucuna götürebilir bizleri; Konsey’e Anakin konusunda yaptığı baskı ve  ölmeden önce padawanı Obi-Wan Kenobi’ye Anakin’i yetiştirmesine dair vasiyette bulunması bu okumayı güçlendirecek bulgular olarak göze çarpmaktadır. Her Dünyalı gibi benliğinin derinliklerinde karanlık izler barındıran Qui-Gon Jinn, zihinsel baskılamalarına rağmen özenle hazırlanmış bir planın parçası olmuş, farkında olmadan karanlık tarafa hizmet ederek binlerce yıllık kehanetin gerçekleşmesine neden olmuştur.

Bu duruma rağmen öldükten sonra Güç’le birleşen ilk Jedi olan Qui-Gon Jinn, bu hatasını düzeltmek için, Anakin’in Darth Vader’a dönüşmesinden sonra Tatooine’de inzivaya çekilen Kenobi’ye ustalık yapmaya devam etmiş, Güç’e tekrar dengeyi getirmek için Darth Vader’ın antidotu olan Luke Skywalker’ın doğuşuna dolaylı yönden katkıda bulunmuştur. Benliğinin karanlık yönlerini Darth Maul ile yaptığı mücadelede bırakan Qui-Gon Jinn, bir arkadaşından gelen ihanetin (Ustası Kont Dooku’nun belirttiği ve hiç gerçekleşmediği düşünülen kehanettir; ihaneti karanlığa giden yol, ihanet eden arkadaşı da Dooku olarak ele aldığımızda kehanetin gerçekleştiğini görebiliriz.) yaralarını sarmak için yoğun bir çaba sarf etmiştir.

Öne çıkan Jedi’ların en karizmatiği olan Qui-Gon Jin, dile getirilmeyen tahribatlardan muzdarip bir şekilde varlığını sürdürdüğünden her daim bir burukluk hissi yaratır bünyelerde; ağza çalınan bir parmak bal edasıyla bir var olup bir yok olan Jinn’in istemeden sürüklendiği komplo belki de tek yadigarıdır bizlere. Kim bilir, yeni üçlemede bir yerlerden çıkarak gönüllerimize biraz hüzün, biraz mutluluk katarak sevindirir bizleri.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir