James Bond’a Hayat Veren Aktörler

James Bond’a hayat veren aktörler arasında her zaman bir kıyaslama yapıldı. İlk kez 1962 yılında Sean Connery ile sinemada canlandırılan James Bond’a sonrasında 6 isim daha hayat verdi. Son James Bond Daniel Craig’e kadar Bond dendiğinde akla gelen yakışıklı, dövüş yetenekleri olan ancak tek yumrukla işi bitiren, her bölümde güzelliği yıllarca konuşulacak “Bond Kızları” ile yakınlaşan ve kendisi için tasarlanan icatlarla düşmanlarını alt eden bir ajan geliyordu. Ancak Daniel Craig sonrası daha güçlü, daha çok dövüşen, daha sert ve daha az gülen bir Bond oluşturuldu. Üstelik yeni seriyle birlikte Bond kızları da eskisi kadar konuşulmaz oldu. Her ne kadar Eva Green ve Olga Kurylenko isimlerini Bond kızı olarak görsek de yeni seride ana unsur olmayı başaramadılar.

Seriyi izleyen James Bond severlerin Bond’u canlandıran aktörler içindeki tercihleri ve karaktere en çok yakıştığını düşündüğü aktör farklılaşabilir. Ben Bond’a hayat veren 7 aktörü sizler için inceledim ve en iyi Bond tercihimi Sean Connery’den yana kullandım. Öyleyse buyrun tüm James Bond’larla bir kez daha buluşmaya.

Sean Connery

Sean Connery

İnsanlara James Bond’u sevdiren, Bond deyince akla ilk gelen isim Sean Connery. 1962 yılında Bond’u canlandırmaya başladığında kendi karizmasını karaktere çok iyi yansıtmış ve serinin belki de devam etmesinde en büyük etken olmuştur. Rol aldığı filmler boyunca güler yüzlü, çapkın, zarif bir karakter oluşturmuş Connery, bu da Bond’a çok yakışmış. 5 kez Bond olduktan sonra 1967 yılında seriden ayrılan Connery önce 1971 yılında Ölümsüz Elmaslar filmiyle geri dönmüş ve bu tek filmden sonra koltuğu Roger Moore’a devretmişti. Fakat 1983 yılında tekrar ve son kez 007 olarak 7. Kez kamera karşısına geçmiş ve bu filmle Bond’a veda etmişti. Sean Connery, Roger Moore ile birlikte en çok Bond olan iki aktörden birisi. Elbette bu yapımcısına en çok kazandıran Bond olduğu anlamına gelmiyor ancak en düşük bütçeli Bond filmlerinin de Connery’nin olduğu filmler olduğu unutulmamalı. Döneminin teknolojik imkansızlıklarıyla birlikte büyük iş çıkartan Connery bana göre serinin en iyi Bond’u.

David Niven

David Niven

Tek filmle Bond olan David Niven pek de Bond olarak hatırlanmaz. Sean Connery’nin Bond performansından sonra işi zaten zor olsa da serinin en yaşlı Bond’u olması ve Connery’den çok daha farklı bir Bond yaratması David Niven’ın şansını azaltan faktörlerden. Connery ilk filmde 32 yaşındayken Niven Bond olduğunda 57 yaşındaydı. Yine karizmatik ancak daha asil, daha ağırbaşlı bir Bond seyircinin alışkın olduğu bir tip değildi. Niven için de Bond olmak sadece tek filmle sınırlı kaldı. İşin aslı, yapımcı farklılığı nedeniyle zaten pek de uzun soluklu bir Bond olamayacağı belliydi.

George Lazenby

George Lazenby

Tek filmlik bir performans da Lazenby’den. Fiziksel özellikleri nedeniyle seriye katılan Lazenby istenen etkiyi yaratmayınca apar topar seriden ayrıldı. George Lazenby Connery’nin oluşturduğu Bond karakterine pek uymamıştı. Güçlü ve enerjik bir vücuda sahipti evet ama Bond olabilmek için daha fazlasına ihtiyacı vardı. Yeni bir Bond bulma arayışında olan yapımcısı için Lazenby ismi istediği etkiyi yaratmamıştı.

Roger Moore

Roger Moore

Nihayet uzun soluklu bir Bond bulunmuş ve Roger Moore yeni 007 olarak kamera karşısına geçmişti. Lazenby belki aksiyon sahneleri için daha uygun bir isimdi ancak Bond sadece kavga eden, olayı sadece gücüyle çözen bir karakter olmamalıydı. Roger Moore’un gelişi bu anlamda karakteri yeniden canlandırdı. Connery’den sonra en uygun isim nihayet bulunmuş ve Moore’la da 7 kez Bond filmi çekilmişti. Roger Moore’un en büyük dezavantajı yaşıydı. Zaman geçtikçe ve yeni filmler geldikçe Moore Bond için fazla yaşlı kalmaya başlamıştı. Bununla birlikte her geçen yıl izleyici sayısında da düşüş meydana gelmişti. Moore 40’lı yaşlarının sonunda devraldığı Bond’u 50’li yaşlarının başında devretmişti. Bond’un artık daha genç bir isme ve yeniden doğmaya ihtiyacı vardı.

Timothy Dalton

Timothy Dalton

Roger Moore’dan sonra Bond’u yeniden gençleştirmek ve azalan ilgiliyi arttırmak için uygun isim arayışında olan yapımcıların tercihi Timothy Dalton oldu. Ancak Dalton’un kimyası da Bond’la uyuşmadı. Roger Moore’un son dönemlerinde azalan seyirci sayısını daha da arttırması beklenen Dalton aksine düşüşe neden oldu. Timothy Dalton belki fiziksel olarak Bond için uygundu ancak izleyicilerin gözünde Bond olarak sevilecek bir karizmaya sahip değildi.

Pierce Brosnan

Pierce Brosnan

Pierce Brosnan için kesin bir yorum yapmak güç. Timoth Dalton’dan sonra seriyi tekrar ayağa kaldırdığı bir gerçek. Ancak onun en büyük şansı artık 90’lara gelinmiş olması ve teknolojinin nimetlerinden daha fazla yararlanılması oldu. Aksiyonu daha bol bir Bond serisi izledik Brosnan’la. Bu da özellikle 90’lardan itibaren aksiyon sahnelerinin öneminin artmasıyla izleyici sayısını arttırdı. Tabi bol aksiyonun kaliteli aksiyon anlamına gelmediği bu seriyle kanıtlandı. Aksiyon sahneleri fazlalaştıkça saçmalıklar arttı. Ayrıca Brosnan’la birlikte James Bond karakteri daha çok romantik komedi filmlerinin kahramanına döndü. Brosnan’ın da kendi izleyici kitlesinin olmasıyla birlikte 4 filmde Bond olarak kalmayı başardı. Evet bol aksiyon vardı ancak romantik filmlerde izlemeye alışık olduğumuz Brosnan, Bond’a da bu havayı getirdi. Belki Connery ve Moore’dan sonra yapımcılar tekrar çapkın bir Bond yaratmak istemiş olabilirler ama Bond’un tek özelliği bu değildi.

Daniel Craig

Daniel Craig

Bond filmlerini yepyeni bir eksene oturtan, daha karanlık, daha asık suratlı ama daha güçlü bir Bond oluşturan Craig yarattığı karakterde başarılı da oldu. Tabi bunda teknolojik imkanlar, dönem seyircisinin aksiyona olan merakı ve neredeyse önceki filmlerinin toplamının bütçesi kadar bütçe ayrılması etken oldu. Her zaman şık ve zarif Bond’un artık ön plana çıkan tarafı gücü olmuştu. Hala birçok Bond sever tarafından Craig’in uygun Bond olmadığı düşünülse de her gün artan izleyici sayıları Craig’i daha uzun yıllar Bond olarak izleyeceğiz anlamına geliyor. Connery ya da Moore tarzı bir Bond sever olarak bu benim pek de hoşuma gitmiyor açıkçası.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir