Gece Hayvanları

Herkesin bir gün yazmayı planladığı bir hikayesi var şu hayatta. Ve her hikaye sahibinin hayatından beslenir ister istemez. Aşkları, acıları, pişmanlıklarıyla örülür. Gece Hayvanları da bize iki hikaye sunuyor aslında. Birisi filmin ana karakterlerinin hikayesi diğeri ise o karakterlerden birinin diğerinin ruhunda bıraktığı izlerin yansıması.

Gece Hayvanları üniversite yıllarında birbirini seven ve evlenen bir çiftin birbirlerinin hayatlarında bıraktıkları izler üzerinde şekilleniyor. Ailesi bu evliliğe karşı gelen, buna rağmen ailesini karşısına alarak evlenmeyi göze alan burjuva bir kadın ile yazar olmaya çalışan, hikaye anlatmaya hevesli bir adam. Güzel başlayan ama yolunda gitmeyen evliliklerinden geriye kalanlar farklı bir hikayeye ilham oluyor. Anlatması zor, iç karartıcı ancak bir o kadar da sürükleyici bir hikaye. Çiftimizin yaşantısından beslenen, içinde onlara dair birçok gönderme bulunan ve yazarın yazmayı başardığı ilk romanı aynı zamanda.

Gece Hayvanları Tom Ford’un ikinci filmi. İlk filmi Tek Başına Bir Adam ile rüştünü ispatlayan yönetmen yine sarsıcı, akılda kalıcı ve bir o kadar da etkileyici bir filmle karşımıza çıkıyor. Filmin aynı zamanda senaristi ve yapımcısı da olan Tom Ford hayal dünyasını, anlatmak istediğini hiçbir engelle karşılaşmadan, senaryosuna en uygun gördüğü oyuncularla anlatıyor. Filmin başrollerinde Amy Adams ve Jake Gyllenhaal yer alıyor. Bana göre filmin tek başrolü Jake Gyllenhaal. Her geçen yıl oyunculuğunu geliştiren ve yer aldığı yapımlara fark katan Gyllenhall, Gece Hayvanları’nı neredeyse tek başına sırtlamış diyebilirim. Amy Adams’ın yardımcı kadın oyuncu ağırlığında kalan rolü ise izleyiciyi rahatsız etmiyor. Aksine filmin tamamlayıcı parçası olmayı başarıyor Amy Adams. Bu yıl Arrival’dan sonra yine görünenin arkasındaki gerçeğe ulaşmaya çalışan bir senaryoda, durağan ama merak uyandırıcı bir yapımda yer alıyor.

The Lobster’ın yarattığı etkiyle 2015 yılında izleyicide bıraktığı tadı bu yıl da Gece Hayvanları bırakıyor. Bana göre 2015 yılının en iyi filmlerinden birisi olan (ilk iki filmden biri diyorum hatta) The Lobster gibi Gece Hayvanları da 2016 yılına kalite katan, iz bırakan yapımlardan. Tek Başına Bir Adam’dan sonra Gece Hayvanları ile birlikte Tom Ford’un bir sonraki filmini şimdiden merak etmek için elimizde güçlü nedenler var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir