Büyük Usta

Bruce Lee’nin ustası Ip Man üzerine bir hikaye, yönetmen koltuğunda Wong Kar Wai, bir de Martin Scorsese (bu filmle ilgili yaptığı şey sadece filmi tanıtmak olsa bile) adı olunca Büyük Usta filmi merakla beklenen filmler arasına adını yazdırmıştı. !f İstanbul programında yerini alan filmi festival kapsamında izleyemeyenlerin merakı da filmin ülkemizde vizyona girmesiyle nihayet dinecek. Bruce Lee’nin ustası üzerine bir film deyince dövüş sahneleri bol, aksiyon dolu bir film bekleyenleri baştan uyarmalıyım. Film dövüş sahneleriyle değil, diyaloglarıyla, kamera açılarıyla ve görüntü yönetmeninin katkılarıyla ön plana çıkıyor.

Büyük Usta her ne kadar dövüş sanatlarında önemli bir isim olan Ip Man’in hayatından bir bölüme, 40’lı yaşlarına odaklansa da, asıl hikaye Gong Usta ve kızı üzerinde yoğunlaşıyor. Gong Usta’nın emekliye ayrılma sürecinde yeni ustanın belirlenmesi ve sonrasında kızı Gong Er’in yaşadıklarını anlatırken, üstün dövüş yetenekleriyle Ip Man sürece dahil oluyor ve bu üçlünün yolları kesişiyor. Ancak filmin en önemli sahnelerini dövüş sahneleri oluşturmuyor. Açılış sahnesinde Ip Man’in tek başına yağmur altında birçok kişiyle dövüşmesi ve Gong Er’in filmin kötü adamı Ma San ile mücadelesi filmin en önemli dövüş sahnelerinden. Bunun dışında filmdeki diyaloglar, Uzakdoğu kültürünü her cümlede seyirciyle buluşturuyor. Dövüş sahneleri dışında aksiyondan uzak, durağan yapıda ilerleyen film, bir konu anlatma derdinden arınıyor. Arka plandaki görüntülerle ve karakterlerin onur, aile, savaş ve mücadele üzerine söylemleriyle izleyiciye belgesel yoğunluğunda bir film sunuluyor.

Oyuncuların her biri rollerinde oldukça başarılı. Ip Man rolündeki Tony Leung bilge ve rahat tavırlarıyla olması gerektiği gibi bir karakter yaratıyor. Bu rolüyle özellikle Ip Man’i yakından tanıyan Uzakdoğu ülkelerinde Ip Man ile özdeşleşebilir. Usta Gong’un kızı Gong Er rolünde izlediğimiz Ziyi Zhang da filmin hareketli sahnelerine de, durağan sahnelerine de ayak uydurmayı başarmış. Saki surat ifadesiyle film boyunca karakteri doğru yansıtmayı başarmış.

Ip Man’in hayatı üzerine çekilen ilk film bu değil elbette. Bruce Lee’nin hocası olunca adına daha önce de filmler çekilmiş. Ama daha önce de dediğim gibi bu Ip Man’in hayat hikayesinin anlatıldığı bir film değil. Öyle olma çabası da olmamış. Karakterlerinden bir tanesinin Ip Man olduğu, döneminin sorunlarına, var olduğu kültüre ışık tutmaya çalışan, Çin-Japon savaşlarıyla mücadele eden halkların bir yandan da dövüş sanatlarını geliştirme çabalarının anlatıldığı bir yapım.

Filmle ilgili söyleyebileceğim tek kötü şey zaman geçişlerindeki eksiklik. Film boyunca zaman kavramıyla çok fazla oynanmayıp bir ileri, bir geri yapılmasa da zamanlar arasında yapılan geçişlerde kopukluk yaşandığını belirtmeliyim. Aradan bir gün mü geçti, birkaç yıl mı belli olmayan sahneler mevcut. Bunun dışında, özellikle görüntülerdeki başarısıyla Büyük Usta filmini izlemeye değer bir yapım olarak nitelendirebilirim. Büyük Usta uzakdoğu kültürünü sevenlerin özellikle izlemesi gereken bir yapım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir