Asasız Musa

1992 yılında faili meçhul bir cinayete kurban giden Kürt yazar Musa Anter’in hayatının işlendiği Asasız Musa, yönetmeni Aydın Orak’ın ilk filmi.

Genel bakışta metaforik anlatımı yoğunlukla kullanan film, derdini anlatma kısmında maalesef oldukça yetersiz kalmış. Özellikle Musa Anter’in hayatı hakkında bilgi sahibi olmayan seyirciye bir anlam ifade etmeyecek çoğu sahnede filmin bir kopuş yaşadığı hissediliyor. Nerede başlayıp bittiği belli olmayan bölümleri ve metafor kullanımının abartıldığı ve uzadıkça uzayan, bitmeyen sahneleri ile film bir türlü izleyeni içine çekemiyor. Bunun üzerine takip edilmesi mümkün olmayan bir hikaye, amaçsızca sallanan bir kamera çekimi ve kötü oyunculuklar da eklenince; maalesef çok ama çok amatör bir film çıkıyor ortaya.

Filmin devamlılığını sağlamak amacıyla kullanılan tekrar eden sahneler ve simge olarak kullanılan nesneler ise devamlılık konusunda yine hiçbir işe yaramıyor. Filmin asıl öğesi Musa Anter’i yalnızca bir şapka, pardesü ve tahta bavul ile anımsayabilecek izleyicinin, diğer tarafta anlatılanı anlamak için oldukça çaba sarf etmesi gerekecek. Uzaklara doğru giden bir adamın beş dakikalık görüntüsü bir film içinde altı-yedi kez kullanıldığında ya da boş duvara atılan yumurtalar gibi aslında anlamsız ama “çok geniş yoruma açık” sahneler on dakika boyunca izletildiğinde akıllara sanattan ziyade, bir kişinin yalnızca kendisi için film çektiği hissi geliyor. Yönetmenin sinemaya yeni bir yaklaşım anlayışı sebebiyle tebrik edilmesi gerekse de, bu yaklaşımla ortaya çıkan iş için aynı şeyi savunmak imkansız.

Musa Anter’in hayatı hakkında çok bilgisi olmayan ya da onu bu filmle tanımak isteyenler için Asasız Musa iyi bir seçenek olmayacaktır. Yönetmen Aydın Orak’ın üzerinde 4 yıldır çalıştığını ifade ettiği bu filmin, deneysel yaklaşımlardansa; biyografi olarak çekilmesi belki de daha iyi bir sonuç çıkarabilirdi.

Asasız Musa 3 Ekim’de vizyona giriyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir